HİKAYE BİTMİYOR!!! "POPSTAR" ABİDİN, MARANGOZLUK YAPMIŞ, BÖREKÇİDE ÇALIŞMIŞ, İÇ ÇAMAŞIRI SATMIŞ. ABİDİN, İÇ ÇAMAŞIRI SATARKEN, KADINLARIN CİNSEL TACİZİNE UĞRAMIŞ.
Okul çıkışında babasının marangoz dükkanında çalışan Abidin, testereyi
bıraktı mikrofonu kaptı, popstar olma yolunda emin adımlarla ilerliyor...
Babasının iflasından sonra birçok işe giren, börek salonunda soğan soyan, kapı
kapı gezip kadınlara iç çamaşırı satan ve bazılarının tacizlerine maruz kalan
Abidin, ilginç yaşam öyküsünü anlattı.
İlk klibinde acemisin ve utangaç görünüyorsun...
A. : Utanmaz mıyım! Klip kızıyla tanıştım, 15 dakika sonra öpüşmeye başladım.
Onda yabancı olmanın verdiği bir rahatlık vardı. Bense Adana'nın bağrından
çıkmış yağız bir delikanlı olarak zorlandım.
Abidin adı bir popstar adayına uygun mu?
A. : Abidin deyince herkesin kafasında kel, göbekli, bıyıklı, esmer bir tip
canlanıyor. Popçu olarak Abidin ismi ilginç geliyor. İsmimi değiştirmeyi Ercan
Saatçi'yle konuştuk. Soyadım Özşahin, Şahin diyelim demiştik.
Şahin de sanki Cüneyt Arkın filmlerinden bir karakter gibi... Ağır kaçardı...
A. : Evet, çok ağır kaçardı. Zaten yarışmada herkes Abidin diye tanıyınca ismim
kaldı.
Okul yıllarında marangoz olan babanın yanında çalışmışsın. Baban iflas edince,
başka işlere girmişsin...
A. : Evet... Körfez Savaşı çıktı, alacağımızı alamayıp, her yere borçlandık.
Aldığımız işler de azalmıştı... Bankadan çektiğimiz döviz karşılığında bankaya
faizle borçlanınca, makinelerimiz elimizden gitti. Benim tam ergenlik çağlarımdı
ve her şeyi isteyeceğim dönemlerimdi. İşyerinden makinelerin alınmasıyla
birlikte iş hayatına atıldım ben de... Babamın yanında çalıştığım dönemlerde de
aldığım para yine babamındı, bir şey değişmiyordu. Dışardan bir şey getirip
kendi masraflarımı en azından karşılamak istiyordum. Babamın yanında koca koca
keresteleri kesiyordum. Kapıların kulplarını, kilitlerinin açılan yerlerini
yapıyordum. Babam iflas ettikten sonra o yaşta her türlü işe giremediğim için
ufak tefek işler yaptım. Pazarlamacılık yaptım, iç çamaşırı sattım. Stadyumlarda
insanların oturduğu koltukların altına kartonlar sattım.
Kapı kapı dolaştın mı?
A. : Evet, Adana'nın elit kesiminde meraklıydı insanlar iç çamaşırı ve saten
geceliklere. Gidip annem yaşındaki kadına iç çamaşırı tanıtmak kadar zor bir şey
yoktu. Zor alıştım.
İç çamaşırı satarken enteresan olaylar yaşadın mı gittiğin evlerde?
A. : Kapıdan kovan da oldu, "Ayy canım, ne tatlısın" diye ilgi gösteren de...
Giyip "Nasıl oldu" diye soranlarla bile karşılaştım.
Yakıştığını düşündüğün kadın çıkmadı mı karşına?
‘Hakikaten bir tane bile çıkmadı. Adanalı kadınlar güzel değil demek istemiyorum
ama bana denk gelmedi! Yine de güzel tecrübelerdi bunlar. Şimdi bir mağazaya
gitsem iç çamaşırın kalitesinden anlarım.'
Kız arkadaşına çamaşır hediye aldığında kalitelisini seçebilirsin yani...
A. : Yok canım! Ne iğrenç bir durumdur o... Gitsin kendisi alsın!
Başka ne işler yaptın?
A. : Kazak, tişört sattım, tüpçülük, börekçilik yaptım. Börek salonunun soğan
soyma kısmındaydım, 3 hafta gözlerimden yaş geldi, sonra alıştım.
Bu kadar iş yapmışsın ama çıtkırıldım bir erkeğe benziyorsun. Sanki müzik ve
bilgisayardan başka bir şeyle ilgilenmezmişsin gibi...
A. : Görüntü olarak çıtkırıldım gibiyim ama ben kendimi biliyorum. Yeri geldi
mahallede kavga da ettim, ağır işler de yaptım.'
Aşk yaşarken utangaç mısındır klibindeki gibi?
A. : Yok değilim. Sokağın ortasında bile sevgilimi öperim. Birçok arkadaşım beni
çıplak görmüştür mesela. Kız ya da erkek fark etmez, çekinmem. Banyo yaparken
bir anda içeri dalar çıkarım, o da girse çekinmem, yıkanmaya devam ederim.
Kaç kez aşık oldun?
A. : Çok değil. Ciddi gördüğüm çok güzel ilişkilerim oldu. Ama sonsuz mutlu aşk
yoktur. En son 1995 yılında aşk yaşadım, 5 yıl sürdü.
Peki imam nikahlı eşin olduğunu iddia eden Ece Arman...
A. : Onun asıl adı Lütfi! Soruşturup öğrendim. Hayatımda karşılaştığım en komik
durumlardan biriydi...
DJ Müge ile ilişkin varmış...
A. : Onun programına katıldım sadece ve iyi arkadaşız. Benden de büyük sanırım,
aramızda bir şey yok.
Senden yaşça büyük birisini istemezsin yani.
A. : Aşkın yaşı yoktur denir ama benden hiç değilse bir yaş küçük olmasını
isterim. Doğal da olmalı, yakışanı giymeli. Fazla makyajı da sevmem.
Kavgacı mısın? Mesela bir kadın için kavga eder misin?
A. : Kavgayı sevmem, uzlaşmayı tercih ederim. Ama kız için benimle kavga etmek
isteyenler çok oldu lise dönemimde. Hatta burnuma yumruk yedim, yamukluk vardır
hálá. Yine de bir kadın için çok seviyorsam kavga ederim. Tabii iki tarafın da
çok sevmesi lazım. Ben açıkça sessizden korkacaksın diyorum. Her zaman
anlayışlı, sabırlı davranmaya çalışıyorum. Ama herkesin belli bir sınırı var ve
o sınır aşılınca her normal insan gibi tepkimi veririm.
Dilek Dallıağ, Kelebek
|